Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Başbakanlıktan ayrılma sürecine dair yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Davutoğlu, “Siyasi Ahlak Yasası’nı hayata geçirmek istediğim için parti içinde darbe yapıldı” şeklindeki ifadeleriyle gündeme oturdu. Bu sözlere, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış’tan sert bir yanıt geldi.
Davutoğlu, açıklamalarında 2016’daki ayrılışı sırasında Siyasi Ahlak Yasası, İmar Yasası ve Şeffaflık Yasası konularına vurgu yaparak, bu konulardaki ısrarı nedeniyle yetkilerinin kısıtlandığını öne sürdü. “Önüme ahlak ile koltuk arasında bir tercih konuldu. O gece teheccüt namazına kalkıp kararımı verdim; ahlakın olmadığı yerde güç sahibi olmayı nasip etme diye dua ettim” diyen Davutoğlu, o dönemde kendisine karşı gelen bazı isimleri “üçlü çete” olarak nitelendirdi.
Mustafa Akış, sosyal medya üzerinden Davutoğlu’nun iddialarına yanıt vererek, eski başbakanın Siyasi Etik Kanunu’nu Ocak 2015’te duyurduğunu, yetki devrinin ise Mayıs 2016’da gerçekleştiğini hatırlattı. Akış, “Siz başbakan olduğunuz dönemde etrafınızdaki çete ile birlikte uluslararası güçleri arkanıza alarak Sayın Cumhurbaşkanımızı etkisizleştirmeye ve tasfiye etmeye çalıştınız. Şeffaflık dediğiniz şey, bir reform girişimi değil, bilakis ‘biz temiziz, öncekiler kirli’ şeklindeki iftira kampanyasının bir parçasıydı” ifadelerini kullandı.
Akış, Davutoğlu’nun “üçlü çete” olarak tanımladığı Binali Yıldırım, Berat Albayrak ve Süleyman Soylu’ya sahip çıkarak, bu isimlerin AK Parti’nin hukukunu koruma adına Davutoğlu’nun karşısında durduklarını vurguladı. “Bu tür ayak oyunları ile partinin genlerini değiştirmeye çalıştığınızda, elbette ki AK Parti’nin teşkilatı ve en üst temsil organı hukukuna sahip çıkacaktır” diyen Akış, Davutoğlu’nun yaptığı açıklamalardaki dini değerlere dair eleştirilerde bulunarak, “Lütfen yalanlarınıza ve ihtiraslarınıza Miraç gecemizi ve teheccüt namazımızı alet etmeyin” şeklinde sert bir şekilde uyarıda bulundu.
Akış, açıklamasının sonunda Davutoğlu’na, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda dikkatli olmasını tavsiye etti ve bu tür gündem yaratma çabalarının karşısında duracaklarını belirtti.